Acıda bölücülük yapıyorlar...
Eşi öldüğünde mezar yeri vermek istemediler. Açtığı lokantayı saldırılar nedeniyle devretmek zorunda kaldı. Oğlu Cenk, ülkücüler tarafından bıçaklandı. Diğer oğlu Sedar’ın açtığı kuru temizlemeci kara propaganda nedeniyle battı. Sırrı Sakık, Sedar’ın intiharının ardından acısını paylaşmayan Meclis’e isyan ederken “ayrımcılık yapmayın” diyordu.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık’ın 25 yaşındaki oğlu Sedar Sakık’ın intiharından sonra sosyal medyadaki nefret söylemi ve yaşadığı “acıda ayrımcılık” belleklerde. Sedar “üç ağaç” anlamına geliyor. Sırrı Sakık üç oğlundan birini, “üç ağacından” birini yitirdi. Sedar’ın intiharından sonra zaman zaman “bir dönemin sorumlusu olarak işaret ettiği” Tansu Çiller, Mehmet Ağar gibi isimler kendisini arayarak şaşırttı; bazen de isyan ettiği “ayrımcılık”lar yaşadı.
Geçtiğimiz günlerde TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural’ın annesini yitirdiği haberi gelince kürsüden “heyet adına başsağlığı” diledi. Bunun üzerine Sırrı Sakık “Yaramı deştiniz. Ben sizden bir parçayım. Biz, bu arkadaşlarımız, grubumuz yakınlarımızı kaybettiğimizde neden aynı hassasiyeti göstermiyorsunuz. Herkese gösterdiğinizi Kürtlerden niye esirgiyorsunuz. Ayıptır, günahtır” diye isyan etti. AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş “Bırak Kürt edebiyatı yapmayı, Kürtçülük yapma” diye bağırdı. Sakık “İnsanlıktan pay almamışsınız” derken, AKP’li milletvekilleri “Edepsiz” diye laf attı. Sırrı Sakık’la Sedar’ı kaybettiği günden bu yana yaşadıklarını konuştuk.
25 Şubat 2013 Pazartesi
Halil Savda: Yollar yürümekle aşınır, aşılır
Barış Yürüyüşçüsü Halil Savda...
Yollar yürümükle aşınır, aşılır...
Halil Savda vicdani retçi, barış yürüyüşçüsü. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde “Roboski katliamında hayatını kaybeden çocukların mezarlarının bulunduğu” Uludere’nin Gülyazı köyünden yola çıktı, Şırnak, Mardin’in Nusaybin ve Kızıltepe ilçeleri, Viranşehir Urfa, Gaziantep yolunu izledi, Osmaniye’ye geldiğinde “Buranın hassasiyetleri var” diye kente sokulmadı, daha sonra Adana ve Aksaray yolunu izleyerek 20 Ekim günü Ankara’ya ulaştı. 1300 kilometrelik yolu yürüyen Halil Savda, “Barış için küçük bir adım atıyorum. Bu adımı hep birlikte çoğaltabiliriz” diyor.
Savda, yürüyüşün ilk günlerinde “yolun dilini bilmediği için” fiziksel olarak zorlanmış. “Vücudum hamdı, ilk günler çok fazla yol almaya çalıştım ve ayakkabı tercihlerim yanlıştı. Bu nedenle ayaklarım patladı, şişti, bacaklarım beni taşıyamaz hale geldi. İlk günler açıkçası işkenceydi. Yolun dilini öğrendikçe, yol ile arkadaşlık etmeyi öğrendikçe işkence bitti, zorlukları aştım. Yolun güzelliği ile baş başa kaldım” diyor. Savda, niye yollara düştüğünü, yol arkadaşlarını ve yolu anlattı.
Yollar yürümükle aşınır, aşılır...
Halil Savda vicdani retçi, barış yürüyüşçüsü. 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde “Roboski katliamında hayatını kaybeden çocukların mezarlarının bulunduğu” Uludere’nin Gülyazı köyünden yola çıktı, Şırnak, Mardin’in Nusaybin ve Kızıltepe ilçeleri, Viranşehir Urfa, Gaziantep yolunu izledi, Osmaniye’ye geldiğinde “Buranın hassasiyetleri var” diye kente sokulmadı, daha sonra Adana ve Aksaray yolunu izleyerek 20 Ekim günü Ankara’ya ulaştı. 1300 kilometrelik yolu yürüyen Halil Savda, “Barış için küçük bir adım atıyorum. Bu adımı hep birlikte çoğaltabiliriz” diyor.
Savda, yürüyüşün ilk günlerinde “yolun dilini bilmediği için” fiziksel olarak zorlanmış. “Vücudum hamdı, ilk günler çok fazla yol almaya çalıştım ve ayakkabı tercihlerim yanlıştı. Bu nedenle ayaklarım patladı, şişti, bacaklarım beni taşıyamaz hale geldi. İlk günler açıkçası işkenceydi. Yolun dilini öğrendikçe, yol ile arkadaşlık etmeyi öğrendikçe işkence bitti, zorlukları aştım. Yolun güzelliği ile baş başa kaldım” diyor. Savda, niye yollara düştüğünü, yol arkadaşlarını ve yolu anlattı.
Prof.Dr.Adem Sözüer: Hukuku zehirlediler
TCY ve CMY’nin mimarlarından Prof. Dr. Adem Sözüer yargının tutuklama kriterlerini eleştirdi
‘Hukuku zehirlediler’
ANKARA - Türk Ceza Yasası ve Ceza Muhakemesi Yasası’nın mimarlarından, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Adem Sözüer “Tutuklamaların yüzde 99’unun hukuksuz olduğunu” vurgularken “basmakalıp ifadeler gerekçe sayılmaz. Kişi, aleyhine delillerin ne olduğunu bilmiyorsa formalite yargılama olur” dedi.
Prof. Dr. Adem Sözüer, yeni TCY ve CMY hazırlanırken TBMM Adalet Komisyonu’nda danışmanlık yapmıştı. Sözüer, bugün geldiğimiz noktada ise “Bir öğrencim var. Bir gün hastaneye tedavi olmaya giderken, bir gösteriye denk geliyor. Kendi ifadesiyle gösteriye katılmıyor, velev ki katılsın. Orada yakalanıp tutuklanıyor. Bu çocuk dava açılıp derdini anlatana kadar bir sene geçecek. Her gece bu öğrencimi düşünüyorum” diye yakınan bir “hoca”. Sözüer’e “Nerede yanlış yaptınız” diye sorduk. Uzun tutukluluk süreleri ve yargılamalarla ilgili sorularımıza şu yanıtları verdi:
Birgül Ayman Güler, "eşit gördüremezsiniz"i anlattı
Birgül Ayman Güler, ‘Türkiye’nin sorunlarını kimlik yaklaşımıyla çözemezsiniz’ dedi
‘Kolaya kaçmadım’
“Türk ulusu ile Kürt milliyetini eşit gördüremezsiniz” sözlerinin arkasında duran Birgül Ayman Güler, “Türk ulusu siyasi birlikteliğine açıktan bir saldırı var” dedi. Sözlerinin Kürtlüğü inkâr anlamına gelmediğini belirten Güler, CHP içindeki tartışmalara ilişkin olarak da ‘’Hepimiz tıpatıp aynı şeyleri söylemek zorunda değiliz ama sorun partinin omurgası tartışıldığında ortaya çıkar. CHP’li olmayanlar var, gibi yorumlar bana çok anlamlı gelmiyor’’ diye konuştu.
ANKARA - CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler “Türk ulusu ile Kürt milliyetini eşit gördüremezsiniz” sözlerinin arkasında dururken “Kürt sorunu artık bir Türk sorunudur, anayasadan ‘Türk’ sözünü kaldıracağız, diyorlar. Türk ulusu siyasi birliğine açıktan saldırı var. Sinsi operasyonu halkıma duyurdum” dedi.
Güler, gençliğinde İlerici Gençler Derneği (İGD) üyesi, sonra Mümtaz Soysal liderliğindeki Bağımsız Cumhuriyet Partisi’nde yönetici ve son seçimlerde de CHP İzmir milletvekili oldu. CHP içinde “ulusalcı” kanadın önde gelen isimlerinden Güler, tartışma yaratan sözleri ve sonrasında yaşananlarla ilgili sorularımıza şu yanıtları verdi:
‘Kolaya kaçmadım’
“Türk ulusu ile Kürt milliyetini eşit gördüremezsiniz” sözlerinin arkasında duran Birgül Ayman Güler, “Türk ulusu siyasi birlikteliğine açıktan bir saldırı var” dedi. Sözlerinin Kürtlüğü inkâr anlamına gelmediğini belirten Güler, CHP içindeki tartışmalara ilişkin olarak da ‘’Hepimiz tıpatıp aynı şeyleri söylemek zorunda değiliz ama sorun partinin omurgası tartışıldığında ortaya çıkar. CHP’li olmayanlar var, gibi yorumlar bana çok anlamlı gelmiyor’’ diye konuştu.
ANKARA - CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler “Türk ulusu ile Kürt milliyetini eşit gördüremezsiniz” sözlerinin arkasında dururken “Kürt sorunu artık bir Türk sorunudur, anayasadan ‘Türk’ sözünü kaldıracağız, diyorlar. Türk ulusu siyasi birliğine açıktan saldırı var. Sinsi operasyonu halkıma duyurdum” dedi.
Güler, gençliğinde İlerici Gençler Derneği (İGD) üyesi, sonra Mümtaz Soysal liderliğindeki Bağımsız Cumhuriyet Partisi’nde yönetici ve son seçimlerde de CHP İzmir milletvekili oldu. CHP içinde “ulusalcı” kanadın önde gelen isimlerinden Güler, tartışma yaratan sözleri ve sonrasında yaşananlarla ilgili sorularımıza şu yanıtları verdi:
Ulusalcı kanattan Dilek Akagün Yılmaz: Ulusal çıkarlar kırmızı çizgi
Dilek Akagün Yılmaz "ulusalcı, solcu, şahin"
Ulusal çıkarlarda şahiniz
ANKARA - CHP’de “ulusalcı” olarak anılan kesimin sesini en çok yükselten isimlerinden olan Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, “Ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda hepimizin şahin olması lazım. CHP’yi başkalaştırmak, dönüştürmek isteyenlere izin vermeyiz” dedi. Yılmaz “Tabanımız çarşafa rozet takılmasını kabul etmez. Seyit Rıza’nın kahraman gösterilmesini de kabul etmez” sözleriyle de eski Genel Başkan Deniz Baykal ve Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ü hedef aldı.
İnsan Hakları Derneği Uşak Şubesi’nin kurucuları arasında yer alan Yılmaz, SHP’de aktif politikaya başlamış. İlk kadın belediye meclis üyesi, ilk kadın ilçe başkanı olmuş. Bugün CHP içinde aynı çizgide görünseler de “Hiçbir zaman Deniz Baykal ekibinde olmamış”, SHP’de hep Erdal İnönü’nün yanında yer almış. Bunu, “Baykal ekibinin hizipçi olması ve antidemokratik tavırlarına” bağlıyor. Son seçimlerde Uşak’ta “önseçim” yarışından başarıyla çıkıp parlamentoya gelen Yılmaz ile CHP içindeki kimlik kavgaları üzerinde konuştuk. Sorularımıza yanıtları şöyle:
Ulusal çıkarlarda şahiniz
ANKARA - CHP’de “ulusalcı” olarak anılan kesimin sesini en çok yükselten isimlerinden olan Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, “Ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda hepimizin şahin olması lazım. CHP’yi başkalaştırmak, dönüştürmek isteyenlere izin vermeyiz” dedi. Yılmaz “Tabanımız çarşafa rozet takılmasını kabul etmez. Seyit Rıza’nın kahraman gösterilmesini de kabul etmez” sözleriyle de eski Genel Başkan Deniz Baykal ve Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ü hedef aldı.
İnsan Hakları Derneği Uşak Şubesi’nin kurucuları arasında yer alan Yılmaz, SHP’de aktif politikaya başlamış. İlk kadın belediye meclis üyesi, ilk kadın ilçe başkanı olmuş. Bugün CHP içinde aynı çizgide görünseler de “Hiçbir zaman Deniz Baykal ekibinde olmamış”, SHP’de hep Erdal İnönü’nün yanında yer almış. Bunu, “Baykal ekibinin hizipçi olması ve antidemokratik tavırlarına” bağlıyor. Son seçimlerde Uşak’ta “önseçim” yarışından başarıyla çıkıp parlamentoya gelen Yılmaz ile CHP içindeki kimlik kavgaları üzerinde konuştuk. Sorularımıza yanıtları şöyle:
İlhan Cihaner: Ulusalcı değilim,solcuyum
İlhan Cihaner:
İddianameler çağı yaşıyoruz
ANKARA - Kamuoyunda daha çok “ulusalcı” olarak bilinen CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, “CHP’de henüz kanat diye adlandırılabilecek yapılar yok. Ulusalcılığı politik bir referans olarak kullanmamalıyız. Ben kendimi, solda görüyorum” dedi. KCK davasını “siyasi soykırım” olarak nitelendiren Cihaner, “Ergenekon, Balyoz, Devrimci Karargâh, hatta son zamanda buna RedHack davasını da dahil ediyorum, bu davaların tamamı istedikleri toplum tasarımını hayata geçirmek için özgürlükleri boğan davalar” görüşünü dile getirdi.
Eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner, seçimlerde aday gösterilmemiş, YSK’nin kontenjan kullanılması yönündeki kararı üzerine Denizli’de “son dakika”da aday gösterilerek milletvekili seçilmişti. Son kurultayda da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesinde yer almadı, ancak listeyi “delerek” PM’ye girdi. CHP’nin “ulusalcı” kanadından bilinen Cihaner’in sol çevrelerle ilişkileri de dikkat çekiyor. Nitekim, Odatv davasında tanık olarak dinlenen gazeteci Aslı Aydıntaşbaş’ın “Ulusalcı konuşacağını düşünmüştüm. Solcu olduğunu söyleyen, sosyolojiyi bilen, sosyalist jargonla konuşan biriydi” sözleri kamuoyuna yansıdı. Ergenekon, Balyoz davalarının yanı sıra KCK duruşmalarını da izliyor. Cihaner, son olarak RedHack duruşmasını izledi. Cihaner ayrıca, “Sosyalistlerin Meclisi” üyesi. Cihaner’le ulusalcı-solcu, eski-yeni CHP tartışmaları, anadilinde savunma hakkı ve Kılıçdaroğlu’na kırgın olup olmadığı konularında sohbet ettik.
İddianameler çağı yaşıyoruz
ANKARA - Kamuoyunda daha çok “ulusalcı” olarak bilinen CHP Denizli Milletvekili İlhan Cihaner, “CHP’de henüz kanat diye adlandırılabilecek yapılar yok. Ulusalcılığı politik bir referans olarak kullanmamalıyız. Ben kendimi, solda görüyorum” dedi. KCK davasını “siyasi soykırım” olarak nitelendiren Cihaner, “Ergenekon, Balyoz, Devrimci Karargâh, hatta son zamanda buna RedHack davasını da dahil ediyorum, bu davaların tamamı istedikleri toplum tasarımını hayata geçirmek için özgürlükleri boğan davalar” görüşünü dile getirdi.
Eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı Cihaner, seçimlerde aday gösterilmemiş, YSK’nin kontenjan kullanılması yönündeki kararı üzerine Denizli’de “son dakika”da aday gösterilerek milletvekili seçilmişti. Son kurultayda da CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesinde yer almadı, ancak listeyi “delerek” PM’ye girdi. CHP’nin “ulusalcı” kanadından bilinen Cihaner’in sol çevrelerle ilişkileri de dikkat çekiyor. Nitekim, Odatv davasında tanık olarak dinlenen gazeteci Aslı Aydıntaşbaş’ın “Ulusalcı konuşacağını düşünmüştüm. Solcu olduğunu söyleyen, sosyolojiyi bilen, sosyalist jargonla konuşan biriydi” sözleri kamuoyuna yansıdı. Ergenekon, Balyoz davalarının yanı sıra KCK duruşmalarını da izliyor. Cihaner, son olarak RedHack duruşmasını izledi. Cihaner ayrıca, “Sosyalistlerin Meclisi” üyesi. Cihaner’le ulusalcı-solcu, eski-yeni CHP tartışmaları, anadilinde savunma hakkı ve Kılıçdaroğlu’na kırgın olup olmadığı konularında sohbet ettik.
Gülseren Onanç'tan "beyaz tülbent buluşması" önerisi
KAGİDER kurucularından CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç’tan ‘beyaz tülbent’ buluşması önerisi
Gülseren Onanç: Özerk yönetim tartışılsın, anadilde eğitim şart
ANKARA - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç, partisini temsilen katıldığı BDP kongresi izlenimlerini anlatırken “BDP, topu İmralı’ya atmamalı, aktif olmaları lazım. Özerk bölge önerisini oturup gerçekten tartışmamız gerekiyor. Anadilinde eğitim tabu olmamalı, bu bir çocuk sorunu” dedi. Onanç, kanın durması için Güneydoğu’da “şehit ailelerinin de gerilla temsilcisi kadınların da bir araya geleceği beyaz tülbent buluşması” önerdi.
Gülseren Onanç, Mardinli, “Limon sat, memur olma” diyen bir babanın kızı. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) kurucularından. Onanç, klasik CHP tabanına göre daha “liberal” bir çizgiden geliyor ve özellikle Kürt sorunu konusundaki görüşleri CHP içinde çok tartışma yaratacak gibi görünüyor. Kürt sorununun çözümü için bazı gazeteci ve aydınlarla yaptıkları toplantılar da tartışma yaratmıştı. Referandumda “yetmez ama evet”çi olduğu söylentilerini yalanlayan Onanç, kadınlarla ilgili düzenlemelere olumlu baktıklarını ancak bunun yetmeyeceğini ifade ederek “hayır” oyu kullandığını söylüyor. Onanç’ın BDP kongresi izlenimleri, Kürt sorununa yaklaşımı ve “yeni CHP” ile ilgili sorularımıza verdiği yanıtlar özetle şöyle:
Gülseren Onanç: Özerk yönetim tartışılsın, anadilde eğitim şart
ANKARA - CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülseren Onanç, partisini temsilen katıldığı BDP kongresi izlenimlerini anlatırken “BDP, topu İmralı’ya atmamalı, aktif olmaları lazım. Özerk bölge önerisini oturup gerçekten tartışmamız gerekiyor. Anadilinde eğitim tabu olmamalı, bu bir çocuk sorunu” dedi. Onanç, kanın durması için Güneydoğu’da “şehit ailelerinin de gerilla temsilcisi kadınların da bir araya geleceği beyaz tülbent buluşması” önerdi.
Gülseren Onanç, Mardinli, “Limon sat, memur olma” diyen bir babanın kızı. Türkiye Kadın Girişimciler Derneği (KAGİDER) kurucularından. Onanç, klasik CHP tabanına göre daha “liberal” bir çizgiden geliyor ve özellikle Kürt sorunu konusundaki görüşleri CHP içinde çok tartışma yaratacak gibi görünüyor. Kürt sorununun çözümü için bazı gazeteci ve aydınlarla yaptıkları toplantılar da tartışma yaratmıştı. Referandumda “yetmez ama evet”çi olduğu söylentilerini yalanlayan Onanç, kadınlarla ilgili düzenlemelere olumlu baktıklarını ancak bunun yetmeyeceğini ifade ederek “hayır” oyu kullandığını söylüyor. Onanç’ın BDP kongresi izlenimleri, Kürt sorununa yaklaşımı ve “yeni CHP” ile ilgili sorularımıza verdiği yanıtlar özetle şöyle:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)